Alper Kul: "Sette Ayakta Zatürre Geçirmişim"

Arda 26.10.2026 - 10:15 8 Dk Okuma

Başarılı oyuncu ve yazar Alper Kul, Cansu Kurtçu’nun sunduğu “Cansu İle Birlikte Keyifli” programında samimi açıklamalarda bulundu. Son filmi “Hasip ile Nasip”in setinde farkında olmadan zatürre geçirdiğini anlatan Kul, eşi Aylin Kontente ile evli...

Alper Kul: "Sette Ayakta Zatürre Geçirmişim"

Başarılı oyuncu ve yazar Alper Kul, Cansu Kurtçu’nun sunduğu “Cansu İle Birlikte Keyifli” programında samimi açıklamalarda bulundu. Son filmi “Hasip ile Nasip”in setinde farkında olmadan zatürre geçirdiğini anlatan Kul, eşi Aylin Kontente ile evliliğinden çocuklarına, psikolojik destek sürecinden babalık anlayışına kadar birçok konuda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ünlü oyuncu, çocuklarıyla ilişkisini ve eşi Aylin Kontente’nin hayatındaki yerini anlattı.

“ZATÜRRE GEÇİRDİĞİMİ SONRADAN ÖĞRENDİM”

Cansu Kurtçu’nun “Seni zayıflamış gördüm” sözleri üzerine Alper Kul, “Yeni zatürre atlattım, ben de yeni fark ettim. ‘Hasip ile Nasip’ setinde ayaküstü zatürre geçirmişim. Sesim kısıldı, oyunumuz da vardı. Kortizon alıp sesimi toparlamaya çalışırken hastalığı ayakta atlatmışım. Geçmeyince doktora gittim. İki ay önceki röntgenimle karşılaştırınca zatürre geçirdiğimi söylediler” dedi. Hastalığının ardından eşi Aylin Kontente’ye nazlandığını söyleyen oyuncu, “Evde Aylin’e ‘Zatürre atlatmışım’ diye nazlanıyorum. Arada bir güçsüz olalım, bizi pofpoflayın, sevin, okşayın. İnsan sevildiğini hissetsin” sözleriyle güldürdü.

“ÇOCUKLAR BENİ ÇOK CRINGE BULUYOR”

Komedyen kimliğine rağmen çocuklarını güldürmekte zorlandığını anlatan Kul, “Ben çok gülerim. Aylin’e çok gülerim, çok komik bir insan. Bazen kötü şakalarıma bile gülüyor, çok hoşuma gidiyor. Ama çocuklar hiç bana gülmüyor. Beni çok cringe buluyorlar. 13 yaşındaki oğlum benim cringe olduğumu söylüyor. Annesinin şakalarına gülüyor ama bana gülmüyor” dedi. Cansu Kurtçu’nun bu duruma üzüldüğünü söylemesi üzerine Kul, “Üzülme, Cem Yılmaz’a da oğlu gülmüyormuş” yanıtını verdi.

cansu kurtçu-alper kul-1



“PSİKOLOĞA GİTMEYE BAŞLADIM”

Duygularını ifade etmekte zorlandığını ve yazarlığın kendisi için bir terapiye dönüştüğünü anlatan Alper Kul, birkaç yıl önce psikolojik destek almaya başladığını açıkladı. Ünlü oyuncu, “Fatih’te doğdum büyüdüm, Esenler Otogarı’nda çalıştım. Çok ataerkil bir çevrede yetiştim. Duygularımı ifade edebilmekte zorlanırım. Bu durum eşimle ilişkimden iş ilişkilerime kadar yansıdı. Birkaç yıl önce psikoloğa gitmeye başladım. Meğer ifade etmem gerekiyormuş. Ben yazdığım için dertler benden çıkıyormuş. Yazmak hem terapi oluyor hem de dert senden çıkıyor. Aslında kendi dertlerimi çözüyorum” ifadelerini kullandı.

“AYLİN HAYATIMI DEĞİŞTİRDİ”

Eşi Aylin Kontente ile “Güldür Güldür” programında tanıştıklarını anlatan Kul, “Güldür Güldür hayatımı değiştiren proje. Aylin’le tanıştık, evlendik, iki çocuğumuz oldu. Çocuklarımız sette büyüdü. Tam benim hayalimdi. Nejat Uygur kumpanyası gibi çocukların sahne arkasında büyüdüğü bir hayat” dedi. Eşiyle karakterlerinin birbirinden çok farklı olduğunu söyleyen oyuncu, evliliklerini esprili sözlerle anlattı: “Eşim İzmirli, ben Trabzonluyum. Çok rahat bir insanla sürekli kalp krizi geçiriyormuş gibi yaşayan bir insanın birlikteliği. İkisinin dansına bak; biri zeybek, biri horon. Evlendikten sonra insanların bu kadar çok çalışmadığını fark ettim. Eskiden üç günden fazla tatil yapınca vicdan azabı çekerdim. Bir şey üretmeyince beni sevmeyecekler gibi gelirdi.”

“AYLİN BENİ ŞEKİLLENDİRİYOR”

Babalık konusunda eşi Aylin Kontente’den çok şey öğrendiğini söyleyen Kul, “Aylin akademisyen gibi çalışıyor. İnsan psikolojisi ve çocuk pedagojisi üzerine o kadar çok kitap okuyor ki ona yetişmek için ben de okumaya gayret ediyorum. Beni besliyor, resmen şekillendiriyor. Doğru bir ebeveyn olabilmek için önce kendimi eğitiyorum. Bütün mesele çocuğa yük olmamak” diye konuştu.

“ÇOCUKLARIM ÖNCE İYİ İNSAN OLSUN”

13 ve 8 yaşlarında iki çocuğu bulunan oyuncu, onların da oyunculuğa yetenekli olduğunu ancak aynı mesleği seçmelerini isteyip istemediğinden emin olmadığını söyledi. Kul, “Çok zor bir meslek. Bizim sektörde ilk 15-20 yıl çok zor geçiyor. Çok yetenekli, çok donanımlı olmanın bile artık yeterli olup olmadığını bilmiyorum. Mutlu olacakları işi yapsınlar. Bu sektörde olacaklarsa gönlümden geçen yönetmenlik yapmaları. Ama önce iyi insan olsunlar” dedi.

“BABAMLA İKİ ARKADAŞ GİBİYDİK”

Çocukluğuna ve babasıyla ilişkisine de değinen Alper Kul, “Benim babam değişik bir insandır, çok komiktir. Temel fıkrası kahramanı gibidir. Bizim ilişkimiz baba çocuk ilişkisinden çok iki arkadaş gibiydi. Babamla enseye tokat büyüdüm, birlikte büyüdük. Abim gibiydi. Ama ben kendi çocuklarımla arkadaş değil, baba olmak istiyorum. Çünkü çocuğun güven duygusunu hissetmeye ihtiyacı var” ifadelerini kullandı.

“KENDİ YAZDIĞIMI OYNAMAK İSTEMİYORUM”

Oyunculuğun yanı sıra yazarlık kimliğiyle de öne çıkan Kul, kendi yazdığı eserlerde rol almak istemediğini belirterek, “Yazmayı çok seviyorum. Kendimi yazarak daha iyi ifade ediyorum. Bir şeyi yazmak için bir derdinin olması gerekiyor. Ben yazarken kendi derdimi çözüyorum. İş bittiğinde benim de o işle meselem bitmiş oluyor. O yüzden başkasının kurduğu dünyayı oynamak bana daha cazip geliyor” dedi. “Cam Sehpa” adlı yapımdaki performansıyla Brezilya'dan en iyi yabancı erkek oyuncu ödülü aldığını da hatırlatan Kul, “Duyguyu karşı tarafa aktarabilmiş olmak beni çok mutlu ediyor” diye konuştu.

“ESENLER OTOGARI’NDAN AMERİKA’YA UZANAN YOLCULUK”

Oyunculuğa uzanan yolculuğunu da anlatan Alper Kul, Esenler Otogarı’nda bilet keserken insanları gözlemlediğini, memleketlerini tahmin ederek sohbet ettiğini söyledi. Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin ardından Indiana Üniversitesi’nde eğitim aldığını belirten oyuncu, Amerika’da sahneye çıktığı ilk oyunda yaşadığı ilginç anıyı paylaştı. Kul, “İngilizce oynuyorduk, benim de aksanım vardı. İlk sahneye çıktığımda seyirci gülmeye başladı. Rezil oldum sandım. Oyun bittiğinde salon alkıştan yıkıldı. Meğer beni Fransız aksanı yapan çok başarılı bir oyuncu sanmışlar. Oyun sonrasında da aynı aksanla konuşunca çok şaşırdılar” diyerek herkesi güldürdü.

“AYLİN BANA DOLANDIRICI GİBİ GÖRÜNÜYORSUN DEDİ”

Oyunculuk, yazarlık, müzik ve tarımla ilgilenmesinin eşi Aylin Kontente’yi bile şaşırttığını anlatan Kul, “Bir yaptığım bir yaptığıma uymuyor. Oyunculuktan çıkıyorum, tarım yapıyorum. Aylin bana ‘Dolandırıcı gibi görünüyorsun. Artık bir şey yap ve devam et ya da kimseye söyleme. Her şeyi yapamazsın. Ağaç budarken şarkı yapıp dönüp YouTube yapıp film çekemezsin’ dedi” sözleriyle güldürdü.

“ŞARKI SÖYLEMEK DUYGULARIMI ANLATMANIN BAŞKA BİR YOLU”

Şarkı sözü yazarlığına da değinen Alper Kul, farklı sanat dallarında üretmekten büyük keyif aldığını belirterek, “Kimse çıkıp bana ‘Sen kimsin de şarkı sözü yazıyorsun, roman yazıyorsun?’ demiyor. Şarkı söylerken başka birinin derdini anlatıyormuş gibi geliyor. Utanmadan, sıkılmadan duygularını ifade edebiliyorsun. Şarkı söylemek ve yazıyor olmak çok güzel” diyerek sözlerini tamamladı

Etiketler

Yorumlar (0)

Henüz yorum yazılmamış. İlk görüşü siz bildirin!

Fikir Belirt

1 + 6 = ?